Bağcılıkta Uygulanan Terbiye Sistemleri

Modern bağcılıkta, asmanın büyümesinin ve gelişmesinin kontrol edilmesi esas olduğundan, değişik destek malzemelerinden yararlanılarak asmalara uygun şekiller verilmektedir.

 

Asma sürgünlerinin doğal gelişimi açılmış bir şemsiyeyi andırmakta ve sürgünler gelişmelerini yerde sürünerek devam ettirmektedir. Çevresinde ağaç, direk ya da çit gibi bir destek bulduğunda ise sülükleriyle ona sarılarak, gelişimini bu desteğin yapısına uygun olarak sürdürmektedir.

 Modern bağcılıkta, asmanın büyümesinin ve gelişmesinin kontrol edilmesi esas olduğundan, değişik destek malzemelerinden yararlanılarak asmalara uygun şekiller verilmektedir.

 Günümüz bağcılığında terbiye sistemi veya şekli denildiğinde, omcalara verilen şekil ile bu şekli oluşturan organların üzerine yerleştirildiği destek sisteminin oluşturduğu kombinasyon anlaşılmaktadır.

 Terbiye şekilleri; iklim, toprak, yer ve yöney, üzüm çeşidi, anaç ve mekanizasyon gibi faktörlerle yakından ilgilidir. Bu nedenle, herhangi bir üzüm çeşidi veya ekoloji için standart bir terbiye şekli önermek mümkün değildir. Bu amaçla her yörede, o yörenin standart üzüm çeşitleriyle denemeler yapılmalı ve alınacak sonuçlara göre terbiye sistemi önerilmelidir.

 Uygun bir terbiye şeklinden beklenen faydalar şunlardır:

1. Asmalarda düzgün ve kuvvetli bir gövde ile onun üzerinde aynı özellikleri taşıyan bir baş veya değişik sayıda kol oluşturması ve bu çatı üzerinde kuvvetli ve dengeli bir gelişme sağlanması,

2. Yüksek gövdeli ve tele alınmış şekiller oluşturularak, taze sürgünlerin geç don ve rüzgar zararlarına karşı korunması,

3. Serin ve nemli ekolojilerde; güneşten daha fazla yararlanılması ve daha iyi bir havalanma sağlanması, çok sıcak yörelerde ise; taze sürgünler ile salkımların, güneşin yakıcı etkisinden korunması,

4.  Başta toprak işleme olmak üzere sulama ve gübreleme, hastalık ve zararlılarla savaş, budama ve hasat gibi kültürel işlemlerin kolaylaştırılması olarak sayabiliriz (1).

 Asmaya verilecek terbiye şekilleri asmanın dikiminden sonraki 4-5 yıl içerisinde tamamlanmalıdır. Terbiye şekli; gövde, çok ve tek yıllık dallarla sürgünlerin yer, şekil, yön ve sayılarını ifade eder. Terbiye şeklini baştan belirlemeli ve ilk yıldan başlanarak doğru şekilde oluşturulmalıdır. Aksi halde hem asmada geniş yaralar açılacak, hem de emek ve ürün kaybına neden olunacaktır. Asmalara terbiye şekli, omcalara çevre koşullarının olumsuz etkilerini en aza indirebilmek amacıyla uygulanır. Üzümlerin farklı verim ve gelişme özellikleri nedeniyle farklı terbiye şekilleri geliştirilmiştir. Burada dikkat edilmesi gereken birkaç husus vardır:

a- Terbiye şekli; mekanizasyona ve uygulanmasına imkan vermelidir. Yurdumuzdaki bağların büyük çoğunluğu sulanamadığı için ilkbahar ve yaz aylarında, topraktaki suyu tutabilmek için 2-4 kez çapa yapıldığı düşünülürse, toprak işlemede mekanizasyonun önemi ortaya çıkar.

b- Verim, terbiye şekli ile yakından ilişkilidir. Asmada gelişme kuvvetli ise meyve yüklemede buna uygun olmalıdır. Örneğin goble gibi fazla uzun budamaya imkan vermeyen terbiye şekillerinde kısa budama uygulanır. Eğer bu goble şeklinde uzun budama yapmak istersek her çubuğun ayrıca herekle desteklenmesi gerekir. Dip gözleri az verimli olan çekirdeksizlerde uzun budamaya ihtiyaç duyulur.

c- İklim olayları da asma verim ve gelişmesini önemli ölçüde etkiler. Donlardan korunma, yeterli güneşlenme, hava hareketi sağlama, yağmurlama sulama yapma, verim ve kaliteyi doğrudan etkileyen etmenlerdir.

d- Kalitede, terbiye şekillerini doğrudan ve dolaylı olarak etkilemektedir. Yapraklanmanın çabuk ve fazla olduğu, 1 gr ürüne düşen yaprak alanının çok olduğu telli terbiye şekillerinde kalite düşmeden verim artar. Salkımlar aynı seviyede olduklarından olgunlaşma ve eşit güneş gören salkımların renk oluşumu da aynı zamanda olur (2).

 ASMALARDA ÇOK KULLANILAN TERBİYE ŞEKİLLERİ

 Goble Şekli : Genelde destek kullanılmayan bu terbiye şekli, 30-60 cm yüksekliğinde bir gövde üzerinde 3-6 koldan oluşan bir başa sahiptir. Kısa budama için daha uygun olan bu şekil, istenildiğinde gövde iyice yükseltilerek (120 cm) tele alınabilmektedir. Dünyanın değişik yerlerinde bu şeklin farklı birçok tipine rastlamak mümkündür. Ülkemizde de yaygın olan bir terbiye şeklidir.

 


          Kordon Şekli:Ana şekil, bükme teli üzerine yatırılmış tek yada çift kol ile, kol/kollar üzerinde 15-30 cm aralıklarla dizilen başlardan oluşmaktadır. Bu başlar üzerinde kısa budama yapılabildiği gibi karışık budama da yapılabilmektedir. Yine karışık budama isteyen çeşitlerde, ürün dallarını bükülmüş pozisyona getirebilmek için, gövdeyi ikinci sıra tele kadar yükselterek, kol yada kolların bu tel üzerine yatırılması ile oluşturulan kordon şekli ise Sylvoz olarak bilinmektedir.

 

 

 

 


 

Guyot Şekli:Bu şekil, yarı uzun yada uzun budama isteyen üzüm çeşitleri için uygundur. Esas olarak gövde üzerinde oluşturulan baş üzerinde tek ya da çift ürün dalı ve yenileme dalından oluşmaktadır.

Aslında bir karışık budama sistemi olan bu şeklin değişik sayıda ürün ve yenileme dalına sahip modifikasyonları; basit telli sistemlerin yanısıra, küçük T, çift T, büyük T gibi yüksek telli modern dayanak sistemleri ile de kombine edilebilmektedir

 

 

 

 

Çardak Şekli:Kapama bağ alanı şeklinde çardak yapılacaksa, genellikle sıra araları 3.5 m, sıra üzeri 2.2 m olacak şekilde planlama yapılır. Çardak yüksekliği 2-2.5 m’den fazla olmamalıdır. Bitkisel çatı oluşturulduktan sonra çeşidin budama isteğine göre kollar üzerinde kısa veya karışık budama ile hem ürün alınır, hem de şekil korunmuş olur. Çardak asmalarında yaz budaması yapılmaz. Yalnızca salkımların iyi ışık alması ve havalanması için gölge yapan fazla yapraklar ile obur dallar alınmaktadır.

 

 

 

 

 

 

 

 

Yukarıdaki terbiye şekillerinin dışında ülkemizde halen uygulanan geleneksel terbiye şekillerinden bazıları şunlardır: Serpene, Ağaca sardırma, Herek, Bursa, İznik, Kemalpaşa, Barhana, Sivrihisar vb. şekillerini sayabiliriz (1).

 

 

 

Alim Göktaş

Ziraat Yüksek Mühendisi